Türkiye’de en kolay ve en hızlı günlük yaşama entegre olan teknolojik yenilik cep telefonları oldu. Ya da bugün kullandığımız adıyla akıllı telefonlar. Gözümüzü ayırmadığımız ve yolda giderken, trafikte, işte ya da arkadaş toplantısında devamlı kurcaladığımız bu araçlarla neler yapıyoruz? Elbette öncelikle konuşuyoruz ve mesajlaşıyoruz ve yine en çok internette dolaşmak için kullanıyoruz.
DİJİTAL dünya bizim gibi ‘dijital göçmen’ olan nesiller için bir gayya kuyusu. Her an değişen, gelişen, farklılaşan, evrilen kurallar doğrultusunda el yordamıyla yolumuzu bulmaya çalışırken bir yandan da bu dünyanın içine doğmuş olan çocuklara rehberlik etmeye gayret ediyoruz. Kendi adıma bu konuda zorlandığımı belirtmeliyim. Dijital dünya içinde nasıl doğru rehberlik yapacağımızdan, ne kadarına izin verip ne kadarını yasaklamamız gerektiğinden emin değilim. Elimden geldiğince farklı kaynaklardan fikir almaya, anlamaya, aktarmaya çalışıyorum.
Türkiye’de genç olmak, dijital değişimin hayatımıza etkileri gibi konularda araştırmalar yaptım.Her ikisinde de çarpıcı sonuçlar, saptamalar var.Dijital değişime hazırlıksız yakalandığımızdan, büyüklerin çocuklardan daha fazla rehberliğe ihtiyacı olduğundan, dijital dünyada çocuk haklarından ve eleştirel medya okuryazarlığının gerekliliğine kadar.
Anlaşılan o ki Türkiye’de internet denince akla gelen ilk ve neredeyse tek şey sosyal ağlar. Dünya çapında aylık olarak 1.8 milyar aktif kullanıcısı olan Facebook, Türkiye’de de en çok kullanılan sosyal ağ.
Konu sosyal ağlardan açılmışken başka bir araştırmanın sonuçlarından bahsetmek istiyorum. British Council tarafından yapılan Next Generation Türkiye araştırmasına göre (18-30 yaş aralığındaki, faklı şehirlerde yaşayan 2524 kişiyle yapıldı) bu yaş grubunun en çok kullandıkları sosyal ağ Instagram. Araştırmaya katılanların yüzde 51’i boş vakitlerini sosyal ağlarda sohbet ederek geçirdiklerini belirtmiş. Gençlerin yarısı, WhatsApp ve diğer sosyal medya iletişim araçlarına günde 2 saatten fazla vakit ayırıyor. Instagram, yüzde 29’la gençlerin en çok kullandığı 3 sosyal medya kanalının başında gelirken; bunu yüzde 27’yle WhatsApp, yüzde 26’yla Facebook takip ediyor.
İşin üzücü yanı gençlerin düzenli yaptığı tek şeyin sosyal medyada vakit geçirmek olması. Aynı araştırmaya göre gençlerin yüzde 70’i müzik aleti çalma, çizim ya da resim yapma gibi sanatsal aktivitelere zaman ayırmıyor; spor ya da herhangi bir egzersiz yapmıyor.
Teknolojik gelişme ve dijitalleşme her ne kadar bedene dayalı işlerdeki eşitsizlikleri ortadan kaldırsa da yine de iş hayatında kadınlar için farklı biçimde bariyerler devam ediyor buna rağmen kadının; birey, anne, müşteri, tüketici, çalışan, yönetici ve benzeri birçok kavram ile dijital dünyanın içinde olduğunun, bu büyük ve önemli kitlenin, dijital alanı son 10 yıldır oldukça etkin şekilde kullandığını görüyoruz.
Mart 31, 2024