Imposter Sendromu Entelektüel Olarak Parlak Kadınları Nasıl Etkiler?

Çalışma, kadınların erkeklerden daha fazla Imposter sendromu yaşama oranına sahip olduğunu buldu.

“Bunu neden yapıyorum? Ben buna uygun değilim.”

“Muhtemelen başka seçenekleri yoktu, bu yüzden beni seçtiler.”

“Kendimi sahtekar gibi hissediyorum. Diğerleri gerçekten iyi iş çıkarıyor, bense üstesinden gelmek için numara yapıyorum.”

Hepimizin bu düşünceleri kariyerimizin bir noktasında olmuştur. Imposter sendromu, kişinin belirli bir mesleğe veya çalışma alanına ait olmadığını hissettiği, orada olmaya yeterince layık olmadığı için yaygın olarak deneyimlenen bir duygudur.

New York Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yapılan araştırmaya göre, Imposter sendromu akademik kariyerin erken safhalarındaki (STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) ve Akademi gibi entelektüel yeterliliğin arandığı alanlarda) kadınları daha çok etkiliyor.

Çalışma, özellikle çalışma alanlarının başarılı olmak için bir ön koşul olarak doğal zeka gerektirdiğine inandıklarında, kadınların erkeklerden daha yüksek oranda imposter sendromu yaşadığını buldu. Kariyerlerinin ilk aşamalarında olanlar, daha deneyimli meslektaşlarına kıyasla daha yüksek düzeyde imposter sendromu bildirdiler.

Araştırmacılar ayrıca, katılımcıların etnik ve ırksal geçmişlerini düşündüklerinde cinsiyet farkının önemli ölçüde genişlediğini belirtti. Örneğin, azınlık gruplarından kadınlar, beyaz veya Asyalı kadınlardan daha yüksek düzeyde imposter sendromu gösterdi. Doğal zekanın veya dehanın daha önemli görüldüğü alanlarda, kadınların ve azınlıkların kendilerini ait olmadıklarını hissetmeleri daha olasıydı.

Çalışma, akademinin birçok karanlık yanından birini ve dışlayıcı doğasını vurgulamaktadır. Cinsiyetçi, ırkçı ve seçkinci olduğu bilinmektedir. Bu ayrımcılık, kadınlarda, renkli kadınlarda ve azınlıklarda imposter sendromunun oluşmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışma aynı zamanda daha kapsayıcı akademik ve STEM alanlarına duyulan acil ihtiyaç için kanıt sağlar. Bu sadece zihinsel sağlık üzerindeki etki veya cinsiyet ve ırk arasındaki eşitsizliğin artmasıyla ilgili değil, aynı zamanda bu dışlanma nedeniyle toplum olarak genel bilimsel gelişmemizin engellenmesiyle de ilgili.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir