Hayatınızdan sonsuza dek çıkaramayacağınız yiyeceklerin başında ne var?
Cevabı benim gibi çikolata olanlar acaba çikolatanın kimyasal içeriğini biliyor mu?
Çikolata, tropik kakao ağacının çekirdek denen tohumlarından yapılan yiyecektir.
Çikolata ilk olarak nasıl yapıldı derseniz; Orta Amerika’nın tropikal yağmur ormanlarına kakao tohumlarının ekilmesiyle oluşur ve daha sonra fermente edilerek macun haline getirilir.
İlk çikolata aslında bugünün çikolatalarından çok farklı; sıvı halde acı bir içecek… Formülü ise fermente edilmiş ve macun haline getirilmiş kakao, su, vanilya, bal, acı biber ve diğer baharatlardan oluşuyor.
Olmek, Aztek ve Mayalar bu içeceğin enerji ve güç verdiğini, kişiyi mutlu ettiğini düşünerek mistik bir özelliği olduğuna inanıyorlar.

Mayalar için bu içeceği içmek oldukça büyük bir olay. Kakao tanrısı olduğuna inanıyor; mutluluk ve huzur için ona tapıyorlar.
O dönemde çikolata çok değerli ve herkese sunulmayan bir içecek. Sadece kutsal seremonilerde; krallar, askerler, din adamları ve soylular tarafından içilebiliyor. Neyse ki o zamanlarda yaşamıyoruz yoksa çikolata yiyemezdik!
Araştırmalara göre Çikolatada 300’ den fazla kimyasal madde bulunuyor.
Feniletilamin: İnsanlar ve diğer memelilerde doğal olarak bulunur. Fakat çikolatada da bol miktarda bulunabilen bir kimyasaldır. Beyin sinir hücreleri arasındaki iletişimi düzenleyen doğal bir kimyasaldır. Beyinde uyarıcı olarak görev alır ve dopamin salgılatarak moralimizin yükselmesini ve iyi hissetmemizi sağlar.
Triptofan: Triptofan bir aminoasittir. Vücudun üretemediği bir kimyasaldır. Bu yüzden dışardan alınması gerekir. Triptofan amino asidi vücudumuzun mutluluk duygumuzu tetikleyen serotonin hormonuna dönüşür.
Çikolatada bulunan diğer kimyasal madde ise hayli tanıdık olduğumuz kafein. Uyarıcı bir madde olan kafein; kahveye oranla çikolatada az miktarda bulunur. Ancak vücudumuzda kahve içtiğimiz gibi bir etki yaratmaz. Bunun kimyasal açıklaması ise şöyle; Kafein yapısal olarak adenozine benzediği için adenozin reseptörlerine bağlanır, ancak reseptörleri tetiklemez, böylelikle reseptörler adenozinleri algılamaz ve yorgunluk hissi oluşturacak sinyaller üretilmez.

Çikolatada bulunan başka bir kimyasal madde ise kimyasal yapısı kafeine hayli benzeyen teobromin.
Acı bir tadı olan teobromin bir alkaloittir. Alkaloitler nitrojen içeren, bazik özellikte organik maddelerdir. Teobromin uykulu olma halini, baskılayan bir kimyasal maddedir.
Eğer çikolata yedikten sonra uyarıcı bir etki alıyorsak bu az önce bahsettiğim kafeinden değil teboraminden kaynaklıdır.
Ancak teobromin köpekler için toksik bir maddedir. Kakao oranı yüksek, 50 gram çikolata bir köpeğin hayatını kaybetmesine sebep olabilir. Aman dikkat!
Teobromin köpekler kadar olmasa da insanlar için de kilogramda 3 ’te bir oranında zehirli etki gösteriyor, ancak ölümcül dozda teobromin almak için kısa sürede yaklaşık 5 kilogram sütlü çikolata tüketmek gerekiyor.
Çikolatada bulunan başka bir kimyasal madde türü ise polifenoller. Antioksidan özelliği olan polifenollerin damar sertliği gibi kalp rahatsızlıkları için faydalı olduğu ve iyi kolesterol seviyesini artırdığı belirtiliyor. Polifenollerin en çok araştırılan gruplarından biri flavonoidlerdir. Flavonoidler çeşitli meyvelerde, sebzelerde ve çikolatada bulunur.
Bu içerikler tabii ki çikolatayı normal miktarlarda yediğimiz zaman sağlayacağı faydalardır. Fazlasının vücudumuza zarar vereceğini unutmayalım! Ve size en uygun çikolata porsiyonu için bir beslenme uzmanına danışmanızı tavsiye ederiz.