Dijital Romantizm

Dijital veriler,dijital ortam, dijital tansiyon ölçme aletleri, dijital saatler,dijital termometreler.
Hayatımızı kolaylaştıran, uzakları yakın eden bu yeni dünya; Ateşi, tekerleği icat eden, mağara duvarlarına resimler çizen insanoğlunun çağlar boyu zekası ile ilerlediği medeniyet yolculuğunda, 21. YY’da aşkı dijitalleştirmeye indirgeyecek aplikasyonlar.
Her şeyin dijital olduğu bir çağda, duyguların, hissetmenin, tanımanın insani olan her güzel duygunun yitirilmesi karşısında gelecek nesiller için endişe ve üzüntü duymamak mümkün mü?
Y kuşağı olarak adlandırılan 19801999 arasında doğan kişilerin romantik ilişkilerindeki davranış alışkanlıkları ve sosyal medya kullanımı arasındaki ilişki.Y kuşağından oluşan 400 kişiye 30 soruluk anket çalışması gerçekleştirildi. Sosyal medyanın hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmesi nedeniyle Y kuşağı sosyal medya kuşağı olarak biliniyor.Teknolojinin bağımlılık haline geldiği günümüzde, bilişim teknolojilerini en aktif kullanan kuşak olan Y kuşağı üzerinde sosyal medyanın tahmin edilenden daha fazla etkisi bulunuyor. Sosyal medya, Y kuşağının romantik ilişkilerini yürütmede de oldukça etkili. Öyle ki sosyal medya kullanımının giderek artmasıyla beraber çiftler, ilişkilerini herkesin görebileceği bir ortam olan sosyal medyada herkese göstererek yaşama eğilimi göstermekte. Sosyal medya kullanımını günlük hayatlarının birer parçası haline getiren çiftler, sosyal medyayı sadece ilişkilerini duyurmak, ifade etmek için değil bilakis partnerlerini kontrol etmek, gözetlemek ve partnerleri hakkında bilgi almak için de kullanıyor. Sabır, güzel şeymiş eskiden. Mektup yazılır ve cevap beklenirmiş, sevmenin bilindiği devirlermiş. Öz saygımızı yitirilmemiş demek henüz. Ya da mesaj yazılır, cevap gelince de bakılırmıi. Şimdi öyle değil. “Okundu mu? Ekrana düştü de okumuyor mu? Okudu ama cevap yazmıyor, beni sallamıyor mu?“ gibi, özgüvensizlik boyutlarında psikolojik rahatsızlıklara sebep.
Önceki yıllarda yurtdışında yapılan araştırmalarda olduğu gibi Y kuşağı bireylerinin romantik ilişkilerinde sosyal medyada en çok gösterdiği davranışların kıskançlık ve gözetim olduğunun görüldüğü belirtilmiş.“Anket sonuçlarına göre; katılımcıların çoğunluğu ‘Eşimi veya sevgilimi sosyal medyada kıskanırım’, ‘Eşimin veya sevgilimin sosyal medya hesaplarını düzenli aralıklarla kontrol ederim’ ifadelerine çoğunlukla ‘kesinlikle katılıyorum’ ve ‘katılıyorum’ cevabı vermiş. İlaveten yine bulgular kapsamında, bireylerin en çok ‘kendileri ile birlikte fotoğraf paylaşma’ beklentilerinin olduğu ortaya çıktı. Partnerlerinin istemedikleri fotoğraflarına karışma eğilimi, profillerini dışarıya kapalı şekilde kullanmaları isteği, istemediği kişileri sosyal medya hesabından çıkartma taleplerinin de bulunduğu da gözlemlendi.İnsanları teknolojinin bize sunduğu formatlar çerçevesinde analiz etmeye çalışmaksa, büyük bir yanılgı. Hiç bir iletişim aracı, yüz yüze konuşmanın sunduğu gerçekliği sunmaz, buna “facetime” da dahil. Araya bir araç girdiği andan itibaren, insan az da olsa kendine yabancılaşır.

En çok beklenen birlikte fotoğraf paylaşımı
Y kuşağı bireyleri, sosyal medyada partnerlerinden en çok yüzde 59,1 ile “Kendileriyle fotoğraf paylaşmasını” bekliyor. Bunu yüzde 38,9 ile “İstemediğim kişileri sosyal medyadan çıkarması”, yüzde 36,9 ile “İstemediğim fotoğrafları kaldırması” ve yüzde 35,6 ile “Sosyal medya hesaplarını dışarıya kapalı olarak kullanması” cevapları takip ediyor.

Böyle fotoğrafları suratına fırlatacağınız kavgalarınız bile yok artık, ey yeni nesil, herşey dijital… Selfie’lerinizi yüzüne vuramazsınız, gerçek bir bakışsa, asla unutulmayacak bir tokattır.
Y kuşağının romantik ilişkilerinde partnerlerinin sosyal medyada göstermesini istemediği davranışlarda, “Arkadaşlık listesinde eski sevgilisinin olması” seçeneği büyük oranla öne çıkıyor. Yapılması en çok istenmeyen bu davranışın oranı yüzde 66,9. Bu cevabı, yüzde 33,1 ile “Benimle fotoğraf paylaşmaması”, yüzde 32,4 ile “Hesabını dışarıya açık olarak kullanması”, yüzde 29,7 ile “Arkadaşlık listesinde eski sevgilisi ile ortak arkadaşlarının olması”, yüzde 24,1 ile “ Benim tanımadığım kişileri eklemesi”, yüzde 21,4 ile “Karşı cinsten kişilerin paylaşımlarını beğenmesi”, yüzde 14,5 ile de “İstediğimde sosyal medya hesaplarını dondurması/kapatması” seçenekleri takip ediyor.
Katılımcılar, “Eşimin veya sevgilimin sosyal medyada benimle ilgili paylaşım yapması, bana kendimi güvende hissettirir” ifadesine yüzde 30,9’u katılmıyorum cevabı verirken yüzde 27,5’i katılıyorum, yüzde 17,4’ü kesinlikle katılıyorum, yüzde 14,8’i ise kararsızım ve yüzde 9,4’ü ise kesinlikle katılmıyorum, cevabını verdi.
Telefonunuzun şarjı yetersizleştiğinde yada bilgisayarınızın fişi çekildiğinde, elektrikler kesildiğinde bitecek olan sanal bir iletişime aşk demek? Güvenmek ?
Kadınlar, erkeklere göre daha fazla kıskanma ve gözetim davranışı içinde
Araştırma sonuçlarına göre; kadınların partnerlerini sosyal medyada kıskanma ve sosyal medyada gözetim eğilimi erkeklere göre daha fazla olduğu ortaya çıktı. Ayrıca, evli olmayan ancak bir ilişkisi olan katılımcıların, evli olan bireylere göre; 1 yıldan az süreli ilişkiye sahip çiftlerin ise 1 yıldan fazla süreli ilişkisi olanlara göre sosyal medyada daha fazla kıskanma ve gözetim davranışı gerçekleştirdiği bulgular arasında yer aldı.
Niye öyle oluyor, biliyor musunuz? Ben de bilmiyorum. Bildiğimizi sandığımız şeylerin de son kullanma tarihi var. Bilgi de sahtekar, değişken, dönek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir